İnme, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “24 saatten uzun süren veya ölümle sonuçlanan, vasküler kaynaktan başka görülebilir bir nedeni olmayan, hızlı gelişen, serebral fonksiyon bozukluğu sonucu ortaya çıkan klinik bulgular” olarak tanımlanmaktadır. Kanser ve iskemik kalp hastalıklarından sonra dünyada ölüm sebebi olarak üçüncü sırada yer alan inme, çok ciddi ve büyük bir halk sağlığı problemidir. İnme yetişkinlerdeki en önemli engellilik nedenidir. İnmeden 1 yıl sonra günlük yaşam aktivitelerinde ya da bilişsel bozukluklardan dolayı başkasına bağımlı kalma oranı % 20-30 olarak açıklanmaktadır.

İnme, dünyada engelliliğin önde gelen nedenlerinden biridir ve hastalar ve onların aile üyeleri üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. İnme sonrası nörolojik semptomlar, beyin lezyonunun lokalizasyonuna ve derecesine göre değişir, ancak motor güçsüzlüğü ve kognitif bozukluk en sık bildirilen semptomlardır.

Bir inmeden hemen sonra, hayatta kalanların % 85’ine kadar hemiparetik üst ekstremite bozukluğu görülür. Bu hastaların % 80’i, inme başlangıcından sonraki 3 hafta içinde en iyi üst ekstremite fonksiyonunu elde eder ve % 95’i 9 hafta içinde bunu başarır. Bununla birlikte, inme geçirenlerin % 55- 75’i üst ekstremitenin kalıcı fonksiyonel kısıtlılıklarına sahiptir ve günlük yaşam aktivitelerine bağımlılığı ile sonuçlanmaktadır.  Dikkat eksikliği de, inme sonrası sıklıkla görülür.

İnme sonrası oluşan motor, bilişsel, duyusal ve emosyonel bozukluklar kişilerin temel ve yardımcı günlük yaşam aktivitelerini, eğitim, iş ve boş zaman aktivitelerinin bir kısmını ya da tamamındaki becerilerini kısıtlayarak sosyal katılımlarını engeller.

En fazla iyileşme, inme sonrası ilk birkaç hafta içinde gerçekleştiği düşünüldüğü halde, hastalar inme geçirdikten aylar sonra fonksiyonel görevlerde iyileştirmeler yapabilir. Çok sayıda inme mağdurunun, uzun süreli sakatlık yaşadığı ve yaşam kalitesinin düştüğü bildirilmektedir.

İnmenin önlenmesi ve tedavisinde elde edilen ilerlemelere rağmen, yüksek orandaki sıklığı ve mortalitesi ile toplumun geniş bir kısmını etkileyen ve yaşamını sürdüren kişilerde 2 ciddi yeti yitimine yol açan inme önemli bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. İnme sonrası akut dönemde elde edilen başarılı sonuçlarla hayatta kalma oranının artması, inmenin hasta, hasta yakınları ve toplum üzerine etkileri nedeniyle inme rehabilitasyonunun önemi giderek artmaktadır.

İnme rehabilitasyonunda amaç; bireyin mevcut yetersizliklerine rağmen en yüksek fonksiyonel bağımsızlık düzeyinin sağlanması ve yaşam kalitesinin artırılmasıdır. Bu amaçla kullanılan geleneksel tedavi yöntemleri; eklem hareket açıklığı egzersizleri, dirençli ve aerobik egzersizler, fonksiyonel elektrik stimülasyonu, nörofizyolojik egzersiz yaklaşımları gibi standart rehabilitasyon programlarını içerir.

0 kere okundu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir